8/19/2015

PAMUKKALE

      Pamukkale' den merhaba tekrar... Beyazlığı ve travertenlerinin pamuksu görünümü ile her yıl milyonlarca yerli, yabancı turist çeken Pamukkale hakkında yazmak isterim biraz izninizle.Doğa ile pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış tarihi ile, şifalı suları ve travertenleriyle UNESCO' nun ' Dünya Kültür Mirası Listesi' nde yer almakta. Deniz turizmine alternatif oluşu ile ayrı bir öneme sahip olan Pamukkale; bu topraklarda oluşu ile gurur verici bir unsur ve ne kadar değerli bir ülkede yaşadığımızın ve bu değerlere sahip çıkmamız gerektiğinin bembeyaz kanıtı:) Traverten oluşumu ile ilgili kaynaklarda geçen bilgi şu şekilde; şifalı termal suların yüzeye çıkması sonucu içerisindeki kalsiyum karbonatta çökme meydana gelmekte. Başlangıçta yumuşak jel kıvamda olan yapı zaman içerisinde sertleşerek travertenleri meydana getirmektedir; yani bu beyaz görünümün kaynağı şifalı termal sularımız. Ayrıca;
Antik kent Hierapolis ile iç içe olan Pamukkale, kent merkezine 20 kilometre uzaklıkta. M.Ö. 197 yılında kurulan Hierapolis, Hz. İsa'nın havarilerinden St. Philip'in burada öldürülmesi ve onun adına anıt mezar yaptırılması nedeniyle, inanç turizmi açısından da öne çıkıyor. Yapılan kazılarda bulunan tarihi eserler, Hierapolis Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor. 
Sonuç olarak; Pamukkale’nin binlerce yıldır yerleşim merkezi olmasını sağlayan şifalı termal su, travertenlerin de hayat kaynağıdır. Eşsiz travertenler Denizli’nin dünyaya açılan penceresidir. Dünyaya açılan bu eşsiz beyaz cennetimizi korumak ve değerini bilmek kesinlikle birincil görevlerimizden. 

Bu güzelliği görmeyenleriniz için bir an önce  'yapılacaklar' listenizin başına eklemenizi tavsiye ederim. Bir daha gitmek dileğiyle; fotoğraflarla sizleri baş başa bırakıyorum. Görüşmek üzere... 

















Hiç yorum yok:

Yorum Gönder